Arter Güncel Sergiler

David Tudor ve CIE, Inc.: Yağmur Ormanı V (varyasyon 3)

30 Ocak 2022'ye kadar...

 

Yağmur Ormanı serisinin doğuşu koreograf Merce Cunningham’ın 1968 yılında benzer isimli dans gösterisi için David Tudor’dan bir müzik parçası sipariş etmesine dayanır. Yağmur Ormanı V (varyasyon 3) CIE’nin (Composers Inside Electronics, Inc) parçası olan besteciler John Driscoll ve Phil Edelstein tarafından David Tudor’la geçmiş Yağmur Ormanı IV iş birliklerine dayanarak kendi kendini icra eden bir ses yerleştirmesi olarak geliştirildi. 2018 yılında Arter Koleksiyonu’na katılan Yağmur Ormanı V (varyasyon 3) Arter’in Karbon adlı performans salonunda ilk kez izleyici karşısına çıkıyor ve böylece üçüncü varyasyonun dünya prömiyeri gerçekleşiyor.

 

Dinleyen Gözler İçin

2 Ocak 2022'ye kadar...

Arter Koleksiyonu’ndan oluşturulan ve küratörlüğünü Melih Fereli'nin yaptığı Dinleyen Gözler İçin başlıklı grup sergisinde, çoğu müzikle güçlü bir bağ kuran 23 yapıta yer veriliyor.  John Cage’in müzikte olduğu kadar tüm sanatsal üretiminde sessizlik, belirsizlik ve rastlantısallığı bir arada kullanan deneysel yaklaşımını ve Fluxus sanatçılarını referans alan sergide, ziyaretçiler galeri alanına hâkim olan sessizliğin içinde yapıtlardan yükselen “sesleri” keşfetmeye ve hayal etmeye davet ediliyor. Cage’in “mutlak bir sessizliğin imkânsızlığına” odaklanan önermesinin izinden giden Dinleyen Gözler İçin, duyu sistemimize içkin yaratıcı ve imgesel güçleri keşfetmemize engel olan sis perdesini aralayarak bizi dinleme ve görme biçimlerimizi farklılaştırmaya teşvik ediyor. Sergi, ses içeren az sayıda eserin tamamen sessiz yapıtlarla aynı mekânda buluşturulması yoluyla gerçeklik ve hayal gücü arasında salınan düşünsel bir sarkaç yaratmayı amaçlıyor.

 

Emre Hüner (Elektroizolasyon): İnsan - Ada Pürüzlü Satıhlara Kaydedildi

5 Ocak 2022'e kadar...

Emre Hüner’in [ELEKTROİZOLASYON]: Bilinmeyen Parametre Kayıt-Dışı başlıklı kişisel sergisi, yarı kurgusal bir senaryo metni etrafında şekillenmiş yeni üretimlerden oluşuyor. Hüner, film, roman veya mimari yapı gibi formlar arasında aracı bir unsur olarak gördüğü senaryoyu işlevinden bağımsızlaştırıyor ve nihai bir sonuca varmak yerine açık bir üretim yöntemi, bir senaryo yazım süreci öneriyor.

 

Füsun Onur: Opus II - Fantasia

20 Şubat 2022'ye kadar...

Türkiye’de çağdaş sanatın öncülerinden Füsun Onur’un Arter Koleksiyonu’nda yer alan Opus II – Fantasia adlı yerleştirmesi, sanatçının pek çok yapıtında olduğu gibi müziksel referanslar taşır. Formu, mekânı, zamanı ve bunlar arasındaki ilişkileri sıradışı bir malzeme çeşitliliğiyle araştırırken gündelik, öyküsel, hatta otobiyografik öğeleri de devreye sokan Onur, müziğe farklı duyuların dahil olduğu bir süreç olarak yaklaşır. Sanatçı bu yerleştirmesinde dört sıradan nesneyi müziğin mecrası ve unsurları olarak kullanıp, mekânı ve zamanı ritim ve varyasyonlar yoluyla yorumluyor. Zemin üzerinde sırayla belirip birbirleriyle etkileşime geçen beyaz örgü şişleri, altın renkli ip yumakları, küçük porselen figürler ve standart müze kaidelerinin meydana getirdiği farklı formlar ve motifler, yer yer duraklamalar ve kreşendolarla çeşitlenip çoğalırken, içinde yayıldıkları mekânı referans alıp onu yeniden düzenleyen görsel bir müzik oluşturuyorlar.

 

Tedbir

20 Şubat 2022'ye kadar...

 

Sanatçı, sanat kurumu, sanat eseri ve izleyici arasındaki ilişkiler etrafında kurgulanan Tedbir, Arter Koleksiyonu’ndan bir araya getirilen yapıtlar yoluyla sanatın üretim, muhafaza ve sergileme pratiklerine odaklanıyor. Sergi, çoğu kez izleyicinin tanık olmadığı hazırlık ve müzakere süreçlerini; kültürel, ideolojik, hiyerarşik ve ekonomik bağlamların şekillendirdiği güç dinamiklerinin yanı sıra, sanatın kendine özgü zaaf, hassasiyet ve kırılganlıklarını konu ediniyor. Sergide Arter Koleksiyonu’nda yer alan 11 sanatçının 13 eserine yer veriliyor.

 

Candeğer Furtun

17 Nisan 2022'ye kadar...

 

Sanatçının üretiminde sıklıkla referans verdiği kavramlardan biri olan “kabuk” kavramı etrafında kurgulanan sergi, Furtun’un sanatında biçimsel ve düşünsel bir öneme sahip olan doğa ve beden temalarını odağına alıyor; “Doğayı izlerken bile, her kabukta, tohumda ve taşlarda insan figürleri gördüğünü” belirten sanatçının doğayla beden arasında kurduğu ilişkileri ve oluşturduğu geçiş olanaklarını vurguluyor.  Bir eşik işlevi gören “kabuk” kavramı sanatçının yarattığı formlarda vücut kazanan iç/dış, boşluk/doluluk, soyut/somut, parça/bütün ve tekillik/çoğulluk gibi dinamiklere de işaret ediyor.

 

Kaynak: Arter