CİHAT BURAK’IN İSTANBUL MODERN’İN 2007 YILINDA YAYINLADIĞI CİHAT BURAK KİTABINDA BASILI “KARPUZ SATICISI” İSİMLİ ÖNEMLİ YAPITI

Lot 128

Cihat Burak (1915-1994)

1937 yılında Galatasaray Lisesi'nde tamamladığı ortaöğreniminin ardından girdiği, şimdiki adı Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi olan dönemin İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi mimarlık bölümünden Sedat Hakkı Eldem, Bonatz ve Emin Onat'ınöğrencisi olarak 1943 yılında mezun oldu. Birleşmiş Milletler bursu ile Fransa’ya gönderildi. Üç yıl Paris'te mimarlık ve resim eğitimi gördü. 1955’ te yurda döndüğünde yeniden Bayındırlık Bakanlığı’ndaki işine devam etti. 1957 yılında Afganistan’a Kabil Büyük Elçilik Binası projeleri için gönderildi. 

İlk kişisel sergisini 1957 yılında İstanbul Beyoğlu Şehir Galerisi'nde Fransa’da yaptığı çalışmalarla açan sanatçı, “Toplumsal Gerçekçilik” anlayışından hareketle çalıştığı yapıtlarının yanı sıra, Dolmabahçe Saray Kapısı, Mezar Taşları ve İncili Kız gibi yapıtlarında ise fantastik kurgu söz konusudur. “Kanaryam Güzel Kuşum Ben Sana Vurulmuşum” adlı yapıtında ölüm teması işleyen sanatçının çalışmaları arasında Nazım Hikmet, Eren Eyüboğlu ve Aliye Berger gibi ünlülerin resimleri ile son dönem “Kedi” resimleri de bulunmaktadır.

Mimarlığı geçinmek için, resmi ise sevdiği için yaptığını belirten sanatçının; metal baskı çalışmaları, porselen ve cam işleri ile pişmiş toprak heykelleri ve büstlerinde, resimlerindeki gibi dışavurumculuk gözlenmektedir.

Cihat Burak Resimleri Üzerine...

Cihat Burak benzersiz bir İstanbul ressamıdır. Bu tanım, Cihat Burak’a yalnız İstanbul’u resmeden bir sanatçı olduğu için uygun düşmez… Ne de olsa, İstanbul’u resmeden pek çok sanatçı vardır… Kestirmeden gidersek, Şeker Ahmet Paşa’dan Mustafa Pilevneli’ye, İstanbul’u resmetmeyen sanatçı mı vardır, İstanbul’da oturup da, diyebiliriz. Doğru bir saptama da yapmış oluruz, böylece. Öyleyse, Cihat Burak’ı “benzersiz” kılan, nedir?

Bana öyle geliyor ki, Cihat Burak, resimlerinde bir cami, bir ev,  bir ağaç, bir sokak çizdiğinde, bu belirgin bir ev, sokak, ağaç olmasa da, “Ben İstanbulluyum,”diyor. Dahası, bütün bu öğeler, hatta o en bildik öğeleriyle, en şaşmaz İstanbul görüntüsü bile, bir görünüm olmaktan çıkıyor. Bir şeyler yansıtmakla kalmıyor, bir şeyler imlemeye başlıyor… Bilgiççe bir söz etmek gerekirse, Cihat Burak’ın resimlerindeki görüntüler birer “iğretileme” oluyor, “yanılsama” değil… Bütün o “iğretilemeler” öyle bir yoğunlaşıyor ki, sonunda, “simge” değeri taşımaya başlıyorlar!

Cihat Burak’ın resimleri, “görüntü” değilse, ne? Ben Cihat Burak’ın resimlerine “görsel tarihçe” demeyi yeğliyorum. Böyle olunca da, birer çağ niteliği taşıyor, resimler.

Güven Turan

Kaynakça: Cihat Burak Retrospektifi, İstanbul Modern, 2007. Sf: 188

 

Cihat Burak - Karpuz Satıcısı

Bu eser İstanbul Modern'in 2007 yılında yayınladığı Cihat Burak kitabının 192. sayfasında yer almaktadır.

Kontrplak üzeri pastel ve karışık teknik

45x65 cm

imzalı, 1980

 

Açılış Fiyatı: 55.000 TL

Pey vermek için tıklayınız.